"Sanat ve turizm iç içedir"

Başok, “İzmir 300 güneşli gün yaşarken yalnızca 65 güneşli gün yaşayan St. Petersburg ile aynı sayıda turist çekmektedir. Bunun temel sebebi tasarlanmış bir turist deneyiminin mevcut olmasıdır. Başarılı bir tasarımcı olmak sadece yeni bir ürünü tasarlamak değil aynı zamanda yeni bir fikri tasarlayabilmektedir” dedi.

"Sanat ve turizm iç içedir"

Başok, “İzmir 300 güneşli gün yaşarken yalnızca 65 güneşli gün yaşayan St. Petersburg ile aynı sayıda turist çekmektedir. Bunun temel sebebi tasarlanmış bir turist deneyiminin mevcut olmasıdır. Başarılı bir tasarımcı olmak sadece yeni bir ürünü tasarlamak değil aynı zamanda yeni bir fikri tasarlayabilmektedir” dedi.

16 Mayıs 2019 - 07:22

Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi tarafından “Tasarım Kuram ve Araştırmaları Dersi”  kapsamında Yüksek Mimar Bora Başok’un konuşmacı olarak katıldığı “Tasarım Konuşuyoruz” adlı söyleşi gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda yapılan söyleşiye İletişim Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Nilay Başok, Prof. Dr. Müjde Ker Dinçer, Doç. Dr. Gül Coşkun Değirmen, Dr.Öğr. Üyesi Murat Ünal, akademisyenler ve  öğrenciler katıldı.
Söyleşide tasarım, planlama ve yeni ürün geliştirme hakkında bilgi veren Bora Başok “ Amacım sizlerde soru işareti uyandırmak. Yeni ürün tasarlamaktan ziyade yeni fikirler geliştirmeniz gerekiyor. Güzel sanatların dünya üzerindeki pazarlama büyüklüğü yıllık 57 milyar dolar. Peki, bu ürünleri kim alıyor ne için alıyor? Bunlara cevap verebilmek istiyorum. Çünkü bugün nereye bakacağınızı bilirseniz, o gün geldiğinde nereye varacağınızı da bilirsiniz” dedi
Tasarımcı ile müşteri arasındaki iletişimin, müşteriyi dinlemeyi, anlamayı ve istediğini ona verebilmek için orta yol bulmayı amaçladığını belirten Başok “ Bizler zaten tasarım yapıyoruz bu bizim işimiz. Ancak iletişim tasarım içerisinde olmazsa olmazdır. Neyi, kimin için yaptığımızı bilmek zorundayız. Örneğin St. Petersburg mimarisi ile ünlü bir şehir ve mimari öğelerine kendi ulusal değerlerini ekliyor. Şehirde yaşayanlar bu mimari özelliği benimsiyorlar. Dolayısıyla bu şehirde yapılacak çalışmalarda genel harmoniye, mimari birliğe uymak zorundasınız. Kullanacağınız her öğe, ritim, porsiyon, proporsiyon şehrin yapısına uymalı. Bu durumda şehirlinin isteklerini ön planda tutmalı, tasarımı mevcut değerlere uygun şekilde geliştirmelisiniz” diye konuştu.
Başaralı bir tasarımda ilk adımın konsept araştırması olduğunu söyleyen Başok, “Ne yapmak istediğinize karar verdikten sonra kimin için yapmak istediğinize karar vermelisiniz. Örneğin Dolma Bahçe Sarayı, İzmir Saat Kulesi gibi mimari yapılar bizim için önemli ve göze hitap eden eserler iken hedef kitleniz bu görüşe sahip olmayabilir. Tasarımınızı, seçtiğiniz hedef kitlenin görüşleri etrafında şekillendirirseniz başarılı olma ihtimaliniz artacaktır” dedi.
“Sanat ve turizm iç içedir”
Turizmin yoğun yaşandığı bölgelerde sanatın yükselen bir değer olduğunu ifade eden Başok, “İzmir 300 güneşli gün yaşarken yalnızca 65 güneşli gün yaşayan St. Petersburg ile aynı sayıda turist çekmektedir. Bunun temel sebebi tasarlanmış bir turist deneyiminin mevcut olmasıdır. Bir turist o bölgeyi gezerken bölgenin yemek kültürünü de rahatlıkla tanıyabilmesine olanak sağlanmıştır. Ancak başarılı bir tasarımcı olmak sadece yeni bir ürünü tasarlamak değil aynı zamanda yeni bir fikri tasarlayabilmektedir. Örneğin Moskova’da ki Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi’nde dünyanın farklı yerlerindeki pek çok eserin taklidi mevcuttur. Tek bir müzede birbirinden kilometrelerce uzaklıktaki ülkelerde sergilenen eserleri görebilirsiniz. Müzenin bu kadar rağbet görmesi yeni bir ürünün değil yeni bir fikrin tasarlanmasının sonucudur” dedi.
Söyleşi sonunda Dr Öğr. Üyesi Murat Ünal, Bora Başok’a “Teşekkür Belgesi” verdi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum