Çocuklarımızın yaşamına dokunan ZİRVE düzenlendi

Çocuklarımızın yaşamına dokunan en değerli eller için ilk kez ortak bir zirve düzenlendi. İzmir’de ilk kez Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Eğitimin Kalbi Zirvesi, öğretmen, öğrenci, anne ve babaları bir araya getirdi. Zirveye İzmir Vali Yardımcısı Ahmet Ali Barış ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi de katıldı.

Çocuklarımızın yaşamına dokunan ZİRVE düzenlendi

Çocuklarımızın yaşamına dokunan en değerli eller için ilk kez ortak bir zirve düzenlendi. İzmir’de ilk kez Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Eğitimin Kalbi Zirvesi, öğretmen, öğrenci, anne ve babaları bir araya getirdi. Zirveye İzmir Vali Yardımcısı Ahmet Ali Barış ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi de katıldı.

Çocuklarımızın yaşamına dokunan ZİRVE düzenlendi
26 Şubat 2019 - 16:54

Çocuklarımızın yaşamına dokunan en değerli eller için ilk kez ortak bir zirve düzenlendi. İzmir’de ilk kez Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Eğitimin Kalbi Zirvesi, öğretmen, öğrenci, anne ve babaları bir araya getirdi. Zirveye İzmir Vali Yardımcısı Ahmet Ali Barış ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi de katıldı. Konuşmacıların Prof. Dr. Sinan Canan, Psk. Mehmet Şakiroğlu, Yr. Doç. Dr. Cansel Poyraz Akyol ve Prof. Dr. Acar Baltaş’ın olduğu zirve, gördüğü ilgi ile memnun etti.
“Amaçları aynı olan insanlar ayrı yollarda yürüyemezler” diyerek zirvenin açılış konuşmasını yapan proje lideri Filiz Üstel, etkinlikle birlikte ‘dayanışma’ kavramını tekrar gün yüzüne çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti. Üstel, Eğitimin Kalbi’ni; ülkenin geleceğine sahip çıkan, fedakârlıklara saygı duyan, idealist eğitimciler ve anne, babalar tarafından ortaya koyulan bir farkındalık oluşumu olarak niteledi.  
Eğitimin doğası gereği gönüllülerle yapılan bir iş olduğuna dikkat çeken Üstel, “Eğitimin Kalbi Ekebi olarak bir felsefe için gece gündüz çalıştık. Ortaya çıkan ürünü ise Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı (Koruncuk Vakfı) ile paylaşmak istedik. Herkesin doğru hayallere doğru emekle birlikte çalışması ile güzel bir ortaya çıkıyor. Ülkenin Geleceğini Şekillendirenler tartışmasız olarak o ülkenin çocuklarıdır ama onları yetiştiren eğitimci ve anne, babalar yani geleceğin yetişkin bireylerinin bugünkü çocukluklarına dokunan kişiler hayati değerdedir.  Eğitimciler, okulların akademik ve sosyolojik laboratuvar olma yetkinlikleri içinde çalışarak,  anne, babalar ise yaşamsal rehberler olarak girerler çocukların hayatlarına. Ve insan hangi yaşa gelirse gelsin, hangi meslekte, statüde olursa olsun aldığı kararları, kurduğu hayalleri, tüm düşüncelerini bilinçli, bilinçsiz çocukluk deneyimlerinden referanslarla oluşturur, anlar, anlatır.  Bu nedenle insanın çocukluk döneminde hayatına dokunan kişiler, içinde büyüdükleri ortamlar o kişinin kaderini, dolayısıyla o ülkenin kaderini yazarlar. Yani bizler gelecek tasarımcılarıyız” dedi.  Ailelerin ve öğretmenlerin ortak bir dil konuşması gerektiğini vurgulayan Üstel, “Ailelerin ve eğitimcilerin bu salonda aynı bilgileri dinlemesini çok önemli buluyoruz. Okullar da işlevsel ve belli bir müfredatta aile programları yapılmalı. Bu zirve de okulların dünyanın eğitimde gittiği yönün topluluğa indirilmesi ailelere anlatması, başarı ve mutluluk kavramlarının tekrar değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor” diye konuştu.
 
Aklı, Zevki ve Kalbi Selim Çocuklar Yetiştirmeliyiz

İzmir’de 60 bin öğretmenle birlikte canla başla çalıştıklarını kaydeden İl Milli Eğitim Müdürü Yahşi de, “Kariyer planlamasını değil, iyiliği kendine dert edinen, kalbini bu anlamda ülkesine, ailesine ve insanlığa adamış, öğrencilerini dünya vitrinine hazırlayan öğretmenlerin olduğunu biliyoruz. Önemli olan çocukların geleceğini değil, gerçekten kalbini inşa etmek. Kalplerine adaleti, merhameti, aşkı aşılamalıyız. Aklı selim, zevki selim ve kalbi selim çocuklar yetiştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 4 saat süren programda Psk. Mehmet Şakiroğlu ile Yr. Doç. Dr. Cansel Poyraz Akyol interaktif bir sunumlu ‘Çocukları Sanal Dünyadan Koruma Kılavuzu’nu, teknolojinin ve sosyal medyanın yararları, zararları hakkında bilgi verdi ve mücadele edebilmek için ailelerin de teknolojiyi çocukları kadar iyi bilmesi gerektiğini anlattı. Prof. Dr. Sinan Canan ve Prof. Dr. Acar Baltaş’ın da sunumlarıyla renk kattığı zirve, yoğun ilgi gördü.  Zirveden elde edilen gelir, dezavantajlı çocuklar için kullanılmak üzere KORUNCUK Vakfı’na bağışlandı. Koruncuk Vakfı İzmir Şubesi Başkanı Işıl Nişli konuşmacılara ve proje lideri Filiz Üstel’e “Sizlere Koruncuk Vakfı Çocuklarının gülümsemelerini getirdim” diyerek birer sertifika verdi.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum